Haz 132018
Buzları Eriten Öğle Yemeği: Kuzey Kore-ABD Zirvesi

Foto: Associated Press

Share on FacebookTweet about this on TwitterPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

 

Kuzey Kore ve Amerika Birleşik Devletleri arasında Kuzey Kore’nin nükleer programı kaynaklı uluslararası gerginliği azaltma amacı taşıyan zirve gerçekleşti. İki tarafın devlet başkanları Singapur’da buluştular. Zirvenin siyasi boyutu kadar, zirve öncesinde gerçekleşen öğle yemeği ve yemeğin bir Beyaz Saray muhabiri tarafından kamuoyuna yansıtılan menüsünün ayrıntıları da heyecan yarattı.

Uluslararası ilişkiler uzmanları ve dünya siyasetini yakından takip edenler bilir, bu tip zirvelerde uluslararası aktörler konum ve beklentilerini ortaya koyarlar. İdeal olan iki tarafı da tatmin edecek bir denge gözetilmesidir. Siyaset bilimciler zirve bildirilerinin yanında başka göstergeleri de okuyarak öngörülerde bulunurlar. Bunlar arasında beden dili en çok analiz edilen verilerden biridir. Günümüzde siyasetçilerin yeme-içme tercihleri de kararları öngörmek için kullanılmakta gelişmekte olan gastro-diplomasi disiplini altında analiz edilmektedir. ABD ve Kuzey Kore arasında gerçekleşen bu önemli zirvenin öğle yemeği için hazırlanan menü de bu dengelerin kurulup kurulamayacağının ilk habercilerinden biriydi aslında.

Zirvenin menüsüne yakından baktığımızda görüyoruz ki, nükleer silahların mevzu bahis olması sebebiyle hassas olan böyle bir toplantının yemek menüsündeki kalemler özenle seçilmiş. Singapur’un ev sahipliğinde gerçekleşen yemekte bölgenin ve tarafların kültürlerini yansıtan Batı, Çin, Kore ve Malay mutfaklarından izler görmek mümkün. Başlangıçlar arasında Trump’ın damak tadını hedeflediği açıkça görülen karides kokteyli ve avokado salatası yanında Malay mutfağından yeşil mangolu kerabu; ve Oiseon, yani bir nevi salatalık dolması bulunuyor. Gerçi bazı kaynaklara göre kökenleri 1392-1892 döneminde Kore’ye hükmetmiş Josean Hanedanlığı’a dayanan Oiseon’un tercih edilmesi Kuzey Korelileri biraz şaşırtmıştı.

Ana yemeğe gelince, ben de dahil bir çok yorumcunun Trump’ın ana yemek seçimiyle ilgili şüphesi yok. Damak tadını değiştirmeyi sevmeyen Trump çok yüksek ihtimalle Beef Short Ribs (Kaburga)’i tercih edecekti tabii ki. Ancak bu tabağın içerisinde bulunan Trump’ın en sevdiği, Kim Jong-un’un da İsviçre’de geçirdiği yıllarda yemeğe alışmış olabileceği bir tip Röşti olan dauphinoise iki lider arasında bir köprü olma amacı taşıyordu adeta. Ancak Kim Jong-un’un tipik bir Kore yemeği olan Daegu Jorim’i (ağır ateşte pişen morina balığı) seçtiğini varsaymak daha doğru olur görüşündeyim.

Zirvenin menüsündeki dikkat çeken ve gözden kaçmaması gereken bir diğer unsur da, ana yemek seçenekleri arasında bulunan çıtır domuz eti parçaları ve Yangzhou fried rice idi. Sotelenmiş bir pirinç yemeği olan bu yemek, Çin’e özgü bir yemek olması sebebiyle Çin’in bu müzakere sürecinin önemli bir aktörü olduğunu simgeler nitelikte. Çin ne de olsa uluslararası alanda Kuzey Korenin hem ticari hem de siyasi partneri olarak biliniyor. Dolayısı ile öğle yemeği menüsündeki bu kalem seçilmesi halinde Kuzey Kore’nin geleceği üzerinde Amerika’nın Çin’i de hesaba katması gerektiğini anlatan üstü kapalı bir mesaj olma potansiyeli taşıyor.

Her ne kadar bu öğle yemeği iki liderin ortak zevklerini yemek menüsüne yansıtarak ortak bir müzakere zemininin aynası olsa da, masanın şeklinin seçilişi adeta iki liderin farklı dünya görüşlerini yansıtıyordu. Zirve yemeğinde daha dostane bir ortam yaratabilecek yuvarlak bir masa yerine karşıt görüşlerin altını çizercesine dikdörtken bir masa seçilmişti. Aslında bu durum da bu toplantının iki taraf arasında buzları eritmek için yapılan ilk toplantı olduğu hesaba katılınca gayet normal ama yakın gelecekte barışçık bir ortam öngörmemiz konusunda da bize pek de umut vermiyor.

Tatlı seçenekleri de yemek sırasında en son yenilmesi ve dolayısıyla akıllarda en çok kalan izlenimleri yansıtması açısından önemli. Bu zirve malesef ortak zevklere hitap seçeneklerden yoksun kaldı.  Tatlılar ağırlıklı olarak batı damak tadına hitap ediyordu. Doldurulmuş bir tip brioche olan Tropezienne’den, Çikolatalı Tart Ganache’ye ve bir Amerikan markası olan Haagendazs dondurmasına kadar tatlı menüsü batı değerlerini yansıtıyordu. Burada Asya’nın tatlı konusunda zayıf olduğu eleştirilerinizi duyar gibi oluyorum ancak malesef buna katılmıyorum. Asya’da tatlı seçenekleri batıya nazaran daha az şeker kullanılarak yapılsa da, Asyalıların da bir tatlı anlayışı mevcut. Bunun birkaç örneğini mutfaktakiakademisyen’de daha önce anlatmaya çalışmıştım. Daha çok meyve ağırlıklı olsa da pirinç keki gibi tatlı lezzetler de Asya ve Kore mutfağının bir parçası. Ancak bu önemli zirve yemeğine vurulan son nokta Amerikan tarafını daha çok memnun etmişe benziyor.

Öyle gözüküyor ki Kuzey Kore ve ABD başkanları arasında gerçekleşen bu öğle yemeği uzun vadede karşılıklı verilmesini öngördüğümüz tavizlerin yemek formunda bir anlatımı oldu. Her ne kadar iki taraf arasında oluşturulmaya çalışılan denge tüm çabalara rağmen yemek masasına tam olarak yansıyamamış olsa da eski bir Beyaz Saray çalışanının ifade ettiği gibi paylaşılan bu öğle yemeği  buzları az da olsa eritmişe benziyor.

Trump ve Kim Jong-un tarihi zirve sonrası yürüyüşe çıktılar Foto: Associated Press
Share on FacebookTweet about this on TwitterPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Write a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir