Ağu 242014
Bursa’da lezzetin bir tarihi var!

Bursa'da İskender Kebap

Share on FacebookTweet about this on TwitterPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Bursa, eski adıyla Prusa, eski Bizans şehri, Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti. Karagöz ve Hacivat’ın biraraya geldiği yer. Her ne kadar 1855 depremi şehri dümdüz etmiş olsa da aslına uygun yapılmış yapılar şehrin dört bir tarafında tarihin izlerini bugüne taşımakla kalmıyor göz kamaştırıyor. Hem burada İstanbul’un o insanı boğan turist kalabalığından eser yok. Tarihi dokunun keyfini çıkartmayı seven İstanbullular için burası haftasonu kaçamak yapmak için ideal bir yer.  Ama buraya gelenlerin tarih yürüyüşlerini gastronomik bir tur ile kesiştirmeleri şart. Çünkü burası iskender kebabın, pideli köftenin ve kestane şekerinin memleketi.

IMG_2257

Otele doğru yürürken önünden geçtiğimiz dönerciler ve kestane şekeri standları iştah kabartıyor ama tutuyoruz kendimizi. Amaç en güzelini bulup yemek ne de olsa. O nedenle otele eşyalarımızı bırakır bırakmaz kendimizi önce iskender’in ilk yapıldığı dükkanda, İskender‘de buluyoruz. Kapıda bir kuyruk var ama bekliyoruz. Beklerken oralı olmadığımızı anlayanlar Bursalılar ile sohbet başlıyor. Aralarında 15 günde bir bu dükkana mutlaka uğradığını söyleyenler var. Beklememiz uzun sürmüyor neyseki… Gerçekten leziz bir iskender yiyoruz. Bir Antakyalı olarak ben bu lezzeti etin kalitesine bağlıyorum ister istemez. Tevekkeli değil sahibinin kökenlerinde Antaklalılık varmış. Nereden mi biliyorum? Şanslı günümüzdeyiz, mekanın sahibi İskender İskenderoğlu ile tanışma fırsatı buluyoruz.

IMG_2259

İskender’in iskender kebabı gerçekten güzel ama Bursa’ya geldiğinizde mutlaka gidilmesi gereken bir mekan daha var. Tavsiyeler üzerine Cemal Usta’nın yerine yani Uludağ Kebapçısı’na uğruyoruz. Diğer yerlerden farklı olarak burada iskender dönerin tabağında yoğurtla beraber patlıcan ezmesi de geliyor. Yemeğimin yanında yaptıkları enfes şırayı yudumlarken içeride mutfağa çarpıyor gözüm. Dönerin bugün bir çok yerde görmeye alıştığımız elektirikli döner ocakları yerine odun yakılarak yapıldığını görüyorum. Gerçekten çok farklı. Bursa’ya sadece burada iskender yemek için gelinir dedirtiyor insana.

IMG_2451

Pideli köftenin de iskender kebaptan aşağıda kalır yanı yok. Gittiğimiz Çiçek Izgara‘dan çok memnun ayrılıyoruz. Ama bir de çok tavsiye edilen sütlü kadayıflarından yiyebilseydik… Ama yazın yapmıyorlarmış.

IMG_2373

Tarihi yerleri gezerken tatlıya çok vakit ayıramıyoruz ama ara ara tadımlık kestane şekerleri alıp yürürken atıştırıyoruz. Eşime söylemiyorum ama bir yandan da Bursa deyince akla gelen Kafkas’ın kestane şekerinin gerçekten dedikleri gibi buranın en iyisi olup olmadığını sorguluyorum. Araştırmamın sonucu mu? Dönerken Kafkas’tan bir kutu kestane şekeri alıp dönüyorum işte!

Daha ağırlaştığımı hissediyorum dönüş yolunda. Ee pideli köfte, iskender ve durup durup yediğim kestane şekerinden sonra olacağı bu. Ama yine de pişman değilim. Canınız çok çekti ise bana kızmayın. Önümüzdeki haftasonu atlayın gidin. Ama bu güzel yemeklerden edindiğiniz enerjiyi boşa harcamayın, bu tarihi şehri sokak sokak dolaşmayı ihmal etmeyin.

Share on FacebookTweet about this on TwitterPin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Write a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir